Ahmet Muhip Dıranas
Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.
(...)
Ahmet Muhip Dıranas'ın "Kar" şiirinde kar, sadece mevsimsel bir gerçeklik değil; aynı zamanda duyguların, geçmişin ve insanın içsel buhranlarının üzerini örten bir örtüdür.
"Kardır yağan üstümüze geceden / Yağmurlu, karanlık bir düşünceden"
Kar, doğrudan zihinsel bir kaynaktan gelmektedir. Doğa ile düşünce dünyası
iç içe geçmiştir. Kar, artık fiziksel değil, düşünsel bir varlıktır.
"Sesin nerde kaldı, kar içindesin!"
Kar, sesleri yutan, insanla insan arasındaki mesafeyi artıran bir doğa halidir.
Bu, insanın doğa karşısında yalnızlaşmasının da simgesidir.
"Ne sabahtır bu mavilik ne akşam"
Zaman kavramı doğayla birlikte silinir. Bu mevsim, bu hava, bu kar hepsi bir
zihinsel boşlukta salınır. İnsan, doğa olaylarının etkisiyle varlığını sorgular.
"Sırf unutmak için, unutmak ey kış! / Büyük yalnızlığını dünyanın"
Kar, yalnızca bir örtü değil; toplumsal ve bireysel hafızayı silen bir güç
olarak da işlenir. Doğanın unutma gücüyle, insan hafızasının isteksizliği
paralel ilerler.
Ekolojik Mesaj: Kar, insanın iç dünyasıyla doğanın dış dünyası arasındaki sınırı belirsizleştirir. Doğa, yalnızca fiziksel bir çevre değil, insanın duygusal ve zihinsel durumunun bir yansımasıdır. Kış, unutmak, arınmak ve yeniden başlamak için bir fırsattır.