Sezai Karakoç
Karın yağdığını görünce
Kar tutan toprağı anlayacaksın
Toprakta bir karış karı
görünce
Kar içinde yanan karı anlayacaksın
(...)
Sezai Karakoç'un "Kar Şiiri"nde kar, yalnızca kış mevsiminin bir parçası değil, duyguların, ruhun ve ilahi olanın bir yansıması olarak işlenir.
"Karın yağdığını görünce / Kar tutan toprağı anlayacaksın"
Karın doğaya düşmesiyle başlayan bu süreç, insanın da doğayı duyarak, görerek ve
yaşayarak anlayabileceğini gösterir.
"Kar içinde yanan karı anlayacaksın"
Soğukta yanan bir şey varsa, bu yalnızca içsel bir ateştir. Doğa olayı olan kar, ruhsal
bir anlam kazanır.
"Allah kar gibi gökten yağınca"
Kar, ilahi bir rahmet olarak yorumlanır. Bu benzetme doğaya kutsal bir anlam yükler.
"Öyle kar yağdı ki elim üşüdü / Ruhum seni düşününce ışıdı"
Bedensel soğukluğa karşılık gelen ruhsal sıcaklık doğrudan doğa ile ilişkilendirilir.
Ekolojik Mesaj: Kar, fiziksel bir olay olmanın ötesinde manevi bir sınav, içsel bir aydınlanma aracıdır. Doğa ile ruh arasındaki bağ çok güçlüdür.